12 Mayıs 2016 Perşembe

Özgür



Size bir hikaye anlatacağım tarih 2013. Yer Mısır. Ülkenin içinde bulunduğu karışıklıklar nedeniyle protesto yapan çoğunluğu öğrencilerden oluşan binlerce insan. Ve sokaktalar. Çok tanıdık değil mi? Gezi Parkı dönemi...17 yaşındaki bir genç. Sırf haklı bulduğu görüşü savunmak, geleceğini kurtarmak için yaptığı eylem yüzünden hapishaneye atılır. 5 ay orada kalır. Sadece su bir öğün yemek kitap ve sudoku çözerek geçirir tüm zamanını. Arkadaşları idam edilir. Arkadaşlarına ve oma müebbet hapis cezası verilir. Neden? Sırf bu ülkede yanlış giden birşeyler var dediği için. Babası o küçükken öldüğü için annesi tek başınadır dışarıda... Bir karar vermesi gerekir ya müebbet hapis ya ülkesinden ebediyen kopmak. İkincisini seçmesini ister annesi. Gecenin bir yarısı çıktığı yolculukta yanındaki çok az parasıyla Türkiye'ye gelir. 2 yılı burada geçer 2 yılda medya sektöründe iş bulur. Öyle ki kendi okul taksitlerini dahi hendi öder.
  Bugün tüylerim diken diken olarak dinledim bu hikayeyi. Yakın bir arkadaşım olmasına rağmen yeni öğrenmiştim. Kulaktan kulağa bir kahramanlık öyküsü... Kendimi sorguladım. Yaşadığım hayatımdan duyduğum pişmanlıkları sevinçleri... Hiç biri bu kadar kötü cezalandırılamaz. Ondan Özgür olarak bahsedeceğim. Özgür çünkü... Tutamaz kimse onu. Gözlerim doluyor yazarken. Özgür Türkçe bilmiyor. İngilizce konuşuyoruz. 3 kişilik çok tatlış bir arkadaş grubuyuz. O kadar çok eğleniyorum ki onlarla, bu güzelliğin içinde hiçbir keder arayamazdım. Öğrenince gözyaşlarımı tutamadım. Aynı dönemler, Berkin Elvanın öldürüldüğü yıllar ve başka bir ülke. Özgür 2 yıldır annesini göremiyor. Birde nişanlısı var. Resmi bir nişanlılık çocukluk arkadaşılarmış. Orada bir kere sevdiğinde bir daha ayrılamıyormuşsun. Ne kadar güzel ne kadar içten. Üniversitenin bana kattığı en güzel şey arkadaşlıkları. O kadar şanslıyım ki... Bilmeden okumadan dinlemeden yaşayan bir ot olmadığım için... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder