Yazın eski sevgilimin en yakın arkadaşıolan aynızamanda en yakın arkadaşımın eski sevgilisi olan arkadaşımla Alaçatı'ya gitmiştik. Aslında yazın sonuydu, tam mevsimiydi. Aynı gün bariyaz bitmeden bir işe gireyim okul için yeni ayakkabılar alırım diyerek model ajanslarından birine başurmuştum ve geri dönüş almıştım. Aslında zayıf bi kız değilimdir ama vücut ölçülerim iyidir ona mı güvendiysem neye güvendiysem artık. Her şehirde şubesi olan ve genç yaşta başarılı olmuş bu ajans sahibi 'tamam gerçekten yakışıklıydı' ama grinin ellitonundaki gibi bişey olacağını mı bekliyordu anlamıyorum ama bana bildiğin yazdı. Sonra ileri gitti'bu işi kuralı bu' gibisinden teklifler sundu. İsyan ettim, kendimi 1970lerde yaşayan masum kız gibi savundum. Telefonu kapattıktan sonra ağlamaya başladım o sırada bu arkadaş mesaj attı. Bunun adı Karpuz olsun.
'Nasılsın?' dedi. Hissetmiş gibi.
'Berbatım'dedim.
'Müsait misin?' dedi.
'Evet' dedim.
'Hazırlan seni bir yere götürücem' dedi.
Tereddütsüz kabul ettim. Her zaman olduğu gibi bu buluşmama da geç kaldım. Bu Alsancak Garının karşısındaki otobüs durağının gerisinde arabasıyla bekliyordu. Yağmurlu bir gündü... en sevdiğim. Sanki herşey daha öne kurgulanmış bir senaryonun parçasıydı.
Gardan çıkıp karşıya geçtim bunun arabasın bindim. Ama nasıl binmek. Kendimi otostopcu eskort kızlar gibi hissettim o an. Beyaz kazaklı eskortta olur ya sanki. Bu düşünceli beyefendi kendine ve bana soğuk kahve almış. Sordumnereye gidiyoruz diye söylemedi. Israr da etmedim.Şarkıyıdurduramıyorum bari çalsın dedim kendimce. Sonrasında benim eski sevgilim yani Karpuzun arkadaşı Karpuzuaradı. Sessizlikoldu. Bu onunla konuştu, napıyosun diye sorduğunda karşı taraf, benimle olduğunu söylemedi. Arkadaşlayım dedi. O an benim burda ne işim var? dedim kendime. Devamında cevap verdi yine kendim bana. Siz arkadaşsınız. Arkadaşca bi buluşma diyerekten. Göztepeyi geçince anladım. Çeşmeye veya o tarafa gidiyoruz diye. Anladığımı anladıAlaçatıya gidiyoruz dedi. Yol boyu konuştuk bazen sustuk müzik dinledik. En sonunda ulaştıkarabadan indik. Duvarda eski festival afişlerivardı. Kasaba festivallerinden. Bununla iki yetişkin gibi götürdüğü yere gittik.
Yolda gideceğimiz yeri aramıştı.Haber vermişti. Daha önnceden de gitmişilkkez birini götürüyormuş vs vs. Doğru olduğunu düşünmek istiyorum. Çok salaş tahta kapısı olan mavibadanalıbi butik otele geldik. küçük birestoranı vardı altında. Oturduk rakısöyledik. Mezeleriyle. Arkada Zülfü Livaneli'nden tut yunan ezgilerine kadar harika müzikler çalıyor. Birçoğunu buistek yaptı. Şöminenin karşındayız. Bunun bakışlar değişti. Benim içim erimee başladı.Bir yandan da diyorumki 'Yapma, o nazinin eski sevgilisi. Ne der sana' falan filan. Bu bana damates közledi şöminede ve kurusoğan bi güzel yedik koktu ağızlarımız. Karpuz beni yanına çağırdı. Karşısında otruyodum ben. Kalktım gittim. Ama ne gidiş, koyverdim herşeyi. Oturdum bu kolunuomzuma attı.başladık ateşi izlemeye. O kadar huzurlu hissetmemiştim... Tek bu an için yaşadığın herşeye değer dedim. Tek bu an. Muhtemelen yanındaki adam şarkıların etkisiyle bu hale geldi,yoksa... sanırım benden daha zayıf yatakta aktif ve işte öyle bişey.... İçimdeki en acısuların bile bir tadı var demiş şair.
Adam çok yorgundu. O kadarki...bu içti içti...Harika gecenin içinde mekan sahibiyle de muhabbete girdik.Siyaset, müzik, aşk... herşey konuldu ogece. Çoğu kez dinledim. Normalde her konu hakkında bir fikri olan ben o gece sustum. Ahh neyse sakin olalım değil mi? Bunu yazarken aynı zamanda onunla da konuşuyorum. Kafam karışıyor arada kusura bakma.
Mekandan çıktık arabaya doğğu yolda'burdan gitmek istemiyorum' dedi. O an Alaçatı'da kalıp mavi duvaları olan evimide çocuklarımızı büyütürken hayal ettim kendimi bi anlık, hemen evlilik hemen hemen... 'Kalalım ozaman' dedim. Bu elimi tuttu yürürken. Arabada sabahlamaya karar verdik. Arabanın önünde durdurdu beni, yaklaştı yaklaştı yaklaştı. 'Sıçtım dedim öpücek, ağzım kokuyo soğan soğan' kasıldım. Farketti gülümsedi ve küçük bir hamleyle yanağımdan öptü. Daha sonra başımı göğüsüne bastırdı. Bir yandan da düşünüyorum 'noluyo sana? yeni yetmeler gibi noluyo?' Arabaya bindik, Çalıştırdı arabayı radyoyu açtı. Malt-Olmaz çalıyordu. Kader mi budedim içimden. Biraz müzik konuştuk. Bu eskiden elektro gitar çalıyomuş ben de şuan bas gitar çaldığım için sık sık müzikkten açılıyor konu.Sonra müziğe küsmüşbu. Yaşı daha 24. Dedim senin neyine müziğe küsmek? İçimden. Dalyana geldik. benim çişim geldi. Tam yerinde gelir zaten hep. Biz gittik bana çiş yeri aramaya. bulduk. Çişimi yaptım. Snra bi tepeye gittik. Arka koltğa oturalım mı dedi, olur dedim bu başladıyiyişme muhabbetlerine. Ya insan sevdiğini sikemez diye bi teorivar ya.O an dünya başıma yıkıldı. 'O beni sevmiyordu'. Ben oyaladım falan filan. Sonra bu sıkıldı. İzmire dönelim istersen dedim. O da'aslında köpeğe mamasını vermedim' dedi. Nah! vermedin diye döndük sanki. Sanki köpek sabah mamasını yese ölecek. Sanırsın günlerdir eve gitmiyor. Sanisadece köpek için dönüyormuşuz gibi yol boyunca konuşmadık. Beni eve bıraktı. Bırakırken birkaç lafta soktu. 'Yeter yani Allah aşkına benzinparanı vereyim de sus' diyecektim. Diyemedim tabi.
Gecenin 4 ünde eve girdim. Sonrasında da bir iki konuştu devamı gelmedi. Gelemezdi de benim sevgilim oldu, bide yetmezmiş gibi facebooktan ilişki durumu yaptım. Sonra bide üstüne Makedonya'ya gittim okumak için. Segilimden ayrılınca ara ara konuştuk. Kaldı. Yemin ederim kendimi aşık olmaktan korudum. Mal mıyım neyim tamamen slow şarkıların etkisiyle adama aşıkoluyodum. O ortam varya o ortam. En yakın erkek arkadaşınla bile girmeyeceksin o ortama oderece tehlikeli bir ortam.
Not:Soğan Yeme!
'Nasılsın?' dedi. Hissetmiş gibi.
'Berbatım'dedim.
'Müsait misin?' dedi.
'Evet' dedim.
'Hazırlan seni bir yere götürücem' dedi.
Tereddütsüz kabul ettim. Her zaman olduğu gibi bu buluşmama da geç kaldım. Bu Alsancak Garının karşısındaki otobüs durağının gerisinde arabasıyla bekliyordu. Yağmurlu bir gündü... en sevdiğim. Sanki herşey daha öne kurgulanmış bir senaryonun parçasıydı.
Gardan çıkıp karşıya geçtim bunun arabasın bindim. Ama nasıl binmek. Kendimi otostopcu eskort kızlar gibi hissettim o an. Beyaz kazaklı eskortta olur ya sanki. Bu düşünceli beyefendi kendine ve bana soğuk kahve almış. Sordumnereye gidiyoruz diye söylemedi. Israr da etmedim.Şarkıyıdurduramıyorum bari çalsın dedim kendimce. Sonrasında benim eski sevgilim yani Karpuzun arkadaşı Karpuzuaradı. Sessizlikoldu. Bu onunla konuştu, napıyosun diye sorduğunda karşı taraf, benimle olduğunu söylemedi. Arkadaşlayım dedi. O an benim burda ne işim var? dedim kendime. Devamında cevap verdi yine kendim bana. Siz arkadaşsınız. Arkadaşca bi buluşma diyerekten. Göztepeyi geçince anladım. Çeşmeye veya o tarafa gidiyoruz diye. Anladığımı anladıAlaçatıya gidiyoruz dedi. Yol boyu konuştuk bazen sustuk müzik dinledik. En sonunda ulaştıkarabadan indik. Duvarda eski festival afişlerivardı. Kasaba festivallerinden. Bununla iki yetişkin gibi götürdüğü yere gittik.
Yolda gideceğimiz yeri aramıştı.Haber vermişti. Daha önnceden de gitmişilkkez birini götürüyormuş vs vs. Doğru olduğunu düşünmek istiyorum. Çok salaş tahta kapısı olan mavibadanalıbi butik otele geldik. küçük birestoranı vardı altında. Oturduk rakısöyledik. Mezeleriyle. Arkada Zülfü Livaneli'nden tut yunan ezgilerine kadar harika müzikler çalıyor. Birçoğunu buistek yaptı. Şöminenin karşındayız. Bunun bakışlar değişti. Benim içim erimee başladı.Bir yandan da diyorumki 'Yapma, o nazinin eski sevgilisi. Ne der sana' falan filan. Bu bana damates közledi şöminede ve kurusoğan bi güzel yedik koktu ağızlarımız. Karpuz beni yanına çağırdı. Karşısında otruyodum ben. Kalktım gittim. Ama ne gidiş, koyverdim herşeyi. Oturdum bu kolunuomzuma attı.başladık ateşi izlemeye. O kadar huzurlu hissetmemiştim... Tek bu an için yaşadığın herşeye değer dedim. Tek bu an. Muhtemelen yanındaki adam şarkıların etkisiyle bu hale geldi,yoksa... sanırım benden daha zayıf yatakta aktif ve işte öyle bişey.... İçimdeki en acısuların bile bir tadı var demiş şair.
Adam çok yorgundu. O kadarki...bu içti içti...Harika gecenin içinde mekan sahibiyle de muhabbete girdik.Siyaset, müzik, aşk... herşey konuldu ogece. Çoğu kez dinledim. Normalde her konu hakkında bir fikri olan ben o gece sustum. Ahh neyse sakin olalım değil mi? Bunu yazarken aynı zamanda onunla da konuşuyorum. Kafam karışıyor arada kusura bakma.
Mekandan çıktık arabaya doğğu yolda'burdan gitmek istemiyorum' dedi. O an Alaçatı'da kalıp mavi duvaları olan evimide çocuklarımızı büyütürken hayal ettim kendimi bi anlık, hemen evlilik hemen hemen... 'Kalalım ozaman' dedim. Bu elimi tuttu yürürken. Arabada sabahlamaya karar verdik. Arabanın önünde durdurdu beni, yaklaştı yaklaştı yaklaştı. 'Sıçtım dedim öpücek, ağzım kokuyo soğan soğan' kasıldım. Farketti gülümsedi ve küçük bir hamleyle yanağımdan öptü. Daha sonra başımı göğüsüne bastırdı. Bir yandan da düşünüyorum 'noluyo sana? yeni yetmeler gibi noluyo?' Arabaya bindik, Çalıştırdı arabayı radyoyu açtı. Malt-Olmaz çalıyordu. Kader mi budedim içimden. Biraz müzik konuştuk. Bu eskiden elektro gitar çalıyomuş ben de şuan bas gitar çaldığım için sık sık müzikkten açılıyor konu.Sonra müziğe küsmüşbu. Yaşı daha 24. Dedim senin neyine müziğe küsmek? İçimden. Dalyana geldik. benim çişim geldi. Tam yerinde gelir zaten hep. Biz gittik bana çiş yeri aramaya. bulduk. Çişimi yaptım. Snra bi tepeye gittik. Arka koltğa oturalım mı dedi, olur dedim bu başladıyiyişme muhabbetlerine. Ya insan sevdiğini sikemez diye bi teorivar ya.O an dünya başıma yıkıldı. 'O beni sevmiyordu'. Ben oyaladım falan filan. Sonra bu sıkıldı. İzmire dönelim istersen dedim. O da'aslında köpeğe mamasını vermedim' dedi. Nah! vermedin diye döndük sanki. Sanki köpek sabah mamasını yese ölecek. Sanırsın günlerdir eve gitmiyor. Sanisadece köpek için dönüyormuşuz gibi yol boyunca konuşmadık. Beni eve bıraktı. Bırakırken birkaç lafta soktu. 'Yeter yani Allah aşkına benzinparanı vereyim de sus' diyecektim. Diyemedim tabi.
Gecenin 4 ünde eve girdim. Sonrasında da bir iki konuştu devamı gelmedi. Gelemezdi de benim sevgilim oldu, bide yetmezmiş gibi facebooktan ilişki durumu yaptım. Sonra bide üstüne Makedonya'ya gittim okumak için. Segilimden ayrılınca ara ara konuştuk. Kaldı. Yemin ederim kendimi aşık olmaktan korudum. Mal mıyım neyim tamamen slow şarkıların etkisiyle adama aşıkoluyodum. O ortam varya o ortam. En yakın erkek arkadaşınla bile girmeyeceksin o ortama oderece tehlikeli bir ortam.
Not:Soğan Yeme!


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder